SOYAĞACI

DERİK  SOYAĞACI

İlçemizin kuruluş döneminden şimdiye kadar süregelen sosyal yapılanmalardan biri Aşiretsel yapılanmadır. Bu yapılanmanın temelinde başta kan akrabalığına dayalı bir ya da birkaç ailenin birleşerek kendiliğinden oluşan küçük toplumsal bir yapılanma diğer bir yönü ise aynı akarabalık bağını taşımayan ama aşiret olarak var olan topluluklardır. Bu yüzden hangi aile ve hangi birey ilk ilçeye yerleşmeye geldiği zaman tek yaptığı mutlaka bir aşiretin taraftarlığını yapmaktı aksi taktirde onun ilçe içerisinde kalması ya da kendini koruması güçleşirdi, bu yüzden her bir aşiret günümüzde mevcut olan siyasi partilerin görevini görmekteydiler yani sorunu olan bir birey bütün sorunlarına aşiret içerisinde toplanılan meclislerde çözüm bulmaya çalışırdı. Örneğin bir ailede maddi durumu iyi olmayan birisi hastalandımı ya da kan davasının oluştuğu bir ortamda hemen aşiret bireyleri toplanır ve BÊŞ denilen bir yardımlaşma usulune gider ve sorunu olan bireyin ihtiyacı giderilirdi. Burada ilçemiz tarihinden şimidye kadar olan bütün Aşiretsel yapılanmalarını elimizden geldiğince ortaya dökeceğiz, Ancak bu bölümde sayacağımız aşiretlerin hepsi ilçe merkezinde olan aşiretlerdir bu aşiretler,Rutan,Abbasi,Salikan,Xidra,Mahmudan,Delikî,aşiretleridir, bununla birlikte ilçe köylerinde yaşayan ve önemli etkinlikleri bulunan aşiretler vardır ki bunlar Derik in  köylerine dağılmışlardır,aşağıda  ilçe merkezinde bulunan aşiretleri anlatacağımız için yinede ilçe dışında köylerde bulunan aşiretleri de isim oalrak belirtmekte yarar vardır.bunlar Sefi(sefan),Sarxwani(Saruhan),Sorikan,Bêreşî, Hamî,Porî,Menda,Metinî,İzol aşiretleridir.

İlçedeki aşiretler genelde tek bir akrabalık statüsüne göre şekillenmemştir. Mesela Rutan Aşireti içerisinde bulunan Şakulîkî kabilesi aslen Atalar köyünden gelmiş olup Rutan aşireti bireyleri olarak anılmışlardır. Ya da Hidra aşireti gibi olan aşiretler hiçbir kan bağı olmayan ailelerin birleşmesi sonucu oluşan aşiretlerdir.

 RUTAN AŞİRETİ

MALA DAWUDÊ KALO:

Derik ilçe merkezini kuran kabiledir, aslen Diyarbakır Terkan bölgesinden gelmişlerdir. Dawudê Kalo adlı şahsın üçüncü kuşak babası yani Atman -Eto, Diyarbakırın 45kmuzaklığında bulunan Tır Elo nahiyesine bağlı Rutan Köyünden göç etmişlerdir, daha sonra kan davası yüzünden göç ettikleri Derik merkezi sınırları inşasında Rutan ismini kulanmışlardır. Rutan aşireti Mensubu olan ama Terkan bölgesinden göç etmeleri sebebiyle onlara hem Rutanlılar, hem Terkanlılar denilmektedir.

MALA BİRO QÛTKÊ (İbrahimoğulları):

Aslen Derikli olan ve Derik’te meydana gelmiş Kürt asıllı bir kabiledir. Dawudoğulları kabilesinin kurucusu olan Davudê Kalonun kızını Biroqûtkênin dedesi Miho’ya vermesi sonucu var olmuşlardır. Aynı zamanda Miho Dawudê Kalo’nun kardeşinin oğludur. Kabilenin Biro qûtkê ismi olarak anılması İbrahim’in bir pehlivan ile oynadığı kılıç kalkan oyununda o şahısın elini uçurmasıyla başlamıştır. İlçede; Güven ,Azlak, Dede , Koyuncu, Osmanoğlu ve Sever soyadları ile tanınmaktadır. Qûtkê, Kürtçe’de qût kir (kesti) kelimesinin zaman içerisinde günümüzde söylenilen şeklidir. Ayrıca İbrahim (Biro qûtkê) Birê Hecî Elî kabilesinin kurucusu olan İbrahim’in kızkardeşi Ayşe  ile evlenmiştir.

MALA QADÊ ŞERÊ:

Bu kabilenin ilk kurucuları suriyede xerajni kabilesi içinden gelmişleridir. ilk Derik’e yerleşen Recep olmuştur ama ilçede kabilesi onun ismi ile anılan kişi osmanın oğlu Kadê şerê’dir.

MALA QEYA (Kayıhanlılar):

Dawudê Kalo ile birlikte derik’e geldikleri söylenmektedir. Ancak Derik’in merkezinin oluşturulmasında her hangi bir etkinliği olmamıştır.Bu kabile genelde Kaya’nın oğlu Mustafa ile başlamaktadırlar. SİLİNDİ Dawudê Kalo ile göç ederken kendileri köylere yerleşmişlerdir.

MALA MİSTEFA AXA: (Necimoğulları)

Derik’e gelip yerleştikleri dönemden itibaren sürekli aşiret reisliğini hangi şahıs yapmışsa onun ismi ile anılmıştır. Bazen Mala Mistafa ağa, son dönemde Mala Hecî Necîm olarak anılmışlardır. Derik’e gelip yerleşen Mehmet olmuştur, lakabı Cunê Reş’tir, Cunê Reş denmesinin sebebi iri yarı ve siyah tenli birisi olmasıdır. Mehmet’in oğlu Dendel ve Dendel’in çocukları Kelo (Mala Cilliko), Mustafa (Mala Hecî Necim) ve Elî (Birê Hecî Elî) kabilelerini kurmuşlardır. Derik’e yerleştikleri andan itibaren Dawudê Kalo kabilesi ile beraber hareket edip, kendileri Dawudê Kalonun kızlarından biri ile evlenmesi sonucu güçlü diplomasileri ile aşiret reisliğini yapmıştır. 1914 ile 1915 yıllarında meydana gelen Ermeni katliamları sonucu Hecî Necîm 40 kişiye yakın Ermeni çocuklarını bir ahıra koyup ahırın kapısını örmüştür ve o ahırda açtığı bir havalandırma deliğinden onlara yemek verilmekteydi bu ailelerden birkaçı Mala Arko, Mala Xerat, Mala Giragus, Sabuncular, Mala Tano’dur. Anılan tarihten itibaren birkaç defa Mardin ve Derik’e gelen İngiliz General Novil, dönemin hükümetleri tarafından savaşmalarını istemeleri için Mardin ve Derik’te bulunana aşiretlerden (Bakınız: 21) yardım talep etmiştir ancak bu süreler içerisinde bu talepleri red eden Mardin gibi Derikliler de red eder ve Novil oradan ayrılır, daha sonra mevcut yönetim istiklal savaşı için Rutan aşiret mensuplarından 4 komutan ile asker talep eder ve Hecî Necim komutan ve askerleri gönderir, bu arada İngiliz kumandan, Viranşehir ve ordan ceylanpınara gider orada İbrahim paşa ile ittifak yapar (Bu ayrı incelenilecek bir konudur) gönderilen komutanlar.

  1. Abdi (Necim’in oğlu) 2. A.Kadir (Kade Eyşo) 3. Salih (Özaydın) 4. Ali (Öcal-H.Bekir’in oğlu). Daha sonra 1923’ten sonra kendilerine bu yardımlarından dolayı madalya verilmiştir.

Aile içerisinde mecburi iskan yasasına tabii tutulanlar olmuştur. Hecî Necim ve A. kadir (Kade eyşo) 4 yıllığına İzmir’e gönderilmiştir. Ancak dönemin İzmir valisi tarafından (ki Derik’te kaymakamlık yapmıştır) onların sürgünlerini 2 yıla indirmiştir. 1944 yılında tekrar sürgüne gönderilmiştir) , A.Kadir (Kade eyşo) Sinop Boyabat, Eyo Necimoğlu Antalya-Serik. Hemen hemen bütün ilçe aşiretleri ile kız alıp verme sonucu akraba olmuşlardır. Mahmuda aşiretinin önde geleni, Hecî Osmanê Reşo ile Eyyüp Necimoğlu öz teyze çocuklarıdır.

BİRÊ HECÎ ELİ:

Aslen Derik’te meydana gelmiş ve Derikli Kürt asıllı bir kabiledir. Kendileri Dendelin oğlu Cunê Reş diye adlandırılan Mehmet’in torunudur. Dendel’in oğllarından Ali adındaki şahıstan meydana gelmişlerdir. Bu kabilede bulunanların bazıları mecburi iskan yasası gereğince sürgüne gönderilmiştir. 1944 yılında Qadê Ela Tekirdağ Malkara’ya gönderilmiştir. Günümüzde ismi ile anılan İbrahim (Birê Hecî Elî) Biroqûtkê kabilesinin kurucusu olan Biro qutkê’nin kız kardeşi Sultan ile evlenmesi sonucu mevcut olan kabilenin ilk çocukları bu kadından meydana gelmiştir. Bu kabile 1915 yılındaki Ermeni ve Süryani katliamında birçok çocuğu kendi köylerinde himaye ederek ölmelerine mani olmuşlardır.

 

MALA KELLO:

Dendel’in oğullarından Keleş (Kello)’in soyundan gelen kabiledir, Bağdat’ta yüz yıla yakın bir süre kalmış olup daha sonra Suriye’ye göç etmek zorunda kalmışlardır, buradan bir çatışma sonucu Derik ilçe sınırlarına kadar göç etmişlerdir. Bu kabileye takılan bir diğer isim de Mala Cilliko ismidir, aslında bu isim 1. Kelleşin torunu olan Hecî Seydi döneminde yakıştırılan bir isimdir. Bu ismin verilmesinin sebebi de; İlçede dönemin varlıklı bir adamı olan Hecî Seydi kıtlık döneminde kendilerine verecekleri paraları olmadığından dolayı buğday arpa ve mercimek almak isteyenlerin para yerine Halı, kilim (Kürtçe ismi Cillik’tır) vermeleri sonucu takılan bir lakaptır.

ÖNELLER:

İlçede mala mel kinik olarak tanınan bir ailedir . Bu aile  dedeleri Ahmet ile başlamıştır.Ahmet dini eğitmenlik yapan ve kısa boylu olması sebebiyle Mala mele kinik olarak anılmaktadır. Ancak kello kabilesinin içinde yer alan bir ailedir.

 

ŞAKULÎKÎ:

Aslen İran’dan gelen bir kabiledir. İsimlerini Şahkulundan almaktadırlar. İlk önce İran’dan, Irak-Kerkük’e, Kerkük’ten de Derik’in bir köyü olan Arban köyüne yerleşmiş olup Arban miri tarafından Atalar (Xarok) Köyüne sürülmüşlerdir, daha sonra bu köyden Derik’e göç etmişlerdir.

 

MALA HECÎ QADİR:

Mala Hecî Kadir olarak tanınmaktadırlar. Aslen İzol aşiretinden olup, tahminen 1900 yıllarında, çıkan anlaşmazlıklar sonucu Urfa’dan göç edip Derik’e yerleşmişlerdir, kendileri Rutan Aşireti mensubudurlar.

 

ÎSAYÎ:

İsayi aşiretine adını veren İsa ve iki kardeşi tahminen 1780-1790 yıllarında Karacadağ eteklerinde bulunan Beqe köyünden Derik’e gelmişlerdir. Kendileri Dewi (DEVAN) aşiretine mensupturlar. İsa’nın üç oğlu olmuş bunlar; Evdılla (Abdullah), Emino (Emin) ve Reso (Resul)dur.

Evdılla’nın soyundan gelenler Mala Evdıllayı İsa olarak bilinmekte ve bugün Derik’te Alacabey, Dayan, Eken, Işık, Keskin, Palamut, Ufak ve Yapıştıran soyadlarını taşıyan aileler olarak yaşamaktadırlar.

Mala Zora olarak bilinen Emino’nun soyundan gelenler Doğan soyadını taşımakta ve Derik’te yaşamaktadırlar. Mala Emo Reşkı olarak bilinen aile ise Reso’nun soyundan gelmekte, Ayebe ve Doran soyadını taşıyan aileler olarak Derik’te yaşamaktadırlar.

İsa ile beraber Derik’e gelen iki kardeşi ise daha sonra Derik’ten ayrılmışlardır. Bugün Mardin’de yaşayan ve Baraj soyadını taşıyan aileler İsa’nın Meşkina civarına yerleşen kardeşinin soyundan gelmektedirler. Diğer kardeşinin çocukları ise bugün Viranşehir’de Akbaş soyadı ile bilinmekte ve Suriye’de ise Mala Heci Xelef olarak bilinmekte ve yaşamaktadırlar.”

Kaynak:Doç. Dr. Mehmet Hasan EKEN

MALA HARO:

Güneşler: Aslen Çermiklidirler bir ismi de Odabaşılardır. Çermikten iki kol şeklinde çıkmışlardır bir kolu Siverek bir kolu da Derik’e gelmiştir. İlçeye ilk gelen Mehmet Olmuştur Mehmet’in tortunu Haro’dur. İlk önce ilçede Turcel dağının arkasından başlayan Firêşî mıntıkasına gelen bu kabile Derik merkezine geldiğinde kendileri İski kabilesi ile birlikte hareket etmişlerdir. Firêşi mıntıkasında birçok yer Mala Haro adı le anılmaktadır. Günümüzde dahi o bölgede bulunan bir pınara Kanika Mala Haro olarak anılmaktadır. Kan davası yüzünden birçok aşiret mensubu göç etmiştir.

 

CANO (Özcanlar):

Aslen Malatya’da olan Caferî aşireti mensubudurlar. Malatya emirinin oğlu Seyit Battal Gazi sülalesinden gelmişlerdir. Aşiretleri arasında çıkan anlaşmazlık sonucu üç kardeş göç etmişlerdir. Göç eden kardeşlerden biri Nusaybinin DARA(Oğuz) Köyüne, bir kardeş Derik’e bağlı Beyrok Köyüne bir tanesi de Derik merkeze yerleşmiştir. Derik’e gelen şahısın adı Fetteh’tir. Bu şahıstan Cano meydana gelmiş ve Cano’dan sonra Derik içerisinde kendisinin ilk tüccar olması sebebiyle Cano ismi ile tanınmıştır. Kürt yazar ve şair olan Qedrî Can, Cano’nun oğludur.

HECİ MİKAÎL (Turanlar):

Aslen Kürt kökenli olup uzun süre suriyenin Xerajnî aşiretinin içerisinde kaldıkları için arap kökenli oldukları söylenmektedir. Ancak son dönemde kendileri ile yapılan görüşmelerde kendilerinin Arap kökenli olmadıkları, Tunceli yöresinden kandavası yüzünden göç edip Suriyenin Xerajnî kabilesi içerisinde yaşamış olup onların arasından ilçeye göç ettiği söylenilmektedir. Derik’e gelen ilk yerleşen Hûso adındaki şahıs olmuştur. Derik teki ilk gazoz fabrikasını kuran,aynı zamanda hem sinemacı hem radyo  tamircisi olan Haci TURAN bu kabiledendir.

 

MELLE DAVUD (Yüzallar):

Aslen Mazıdağı’nın Küfürag köyünden gelmişlerdir. Derik’e ilk gelen Ahmet ağa denilen şahıs olmuştur. Kendileri Urfa yöresinde büyük bir nüfusa sahip olan İZOL aşiretinin mensubudurlar.

 

MALA ELO (Acırlar):

Aslen Derikli olup ilçede yaşayan Arap kökenli kabilelerden biridir, Arap olan Xerajnî aşireti mensubudurlar.

 

ŞÊXÊ ÎSO (Ateşler):

Aslen göçebe olan ama Derik’e gelince Rutan aşireti ile beraber hareket eden bir ailedir.

 

MALA FETHULLAH:

Aslen Siverek’in etrafında bulunan ve Terkan bölgesi dâhilinde olan köylerden ilçeye göç etmiştir. İlçeye ilk gelip yerleşen Recep adındaki şahıs olmuştur, önce Viranşehir, Viranşehir den Derik’in Mixat köyüne, daha sonra Ballı(Zorava) köyüne gelmiştir. İlçede Mala Bekirê Fethulla olarak tanınmaktadırlar. Soyadları ilk başta Yıldırır iken daha sonra Yıldırım olarak değiştirmiştir..

MALA ŞÊXİKÊ (Kıranlar):

Kerkük ile Süleymaniye arasında bulunana Kanîya Kewa mıntıkasından İlçemize yerleşmeye gelen bir ailedir. Seyit Mehmet ile Osman’dan sonra ilçede oluşan bu aile Derik’te Alış ve Kıran soyadı ile tanınmaktadır.

MALA EVDİREHMAN ‘Tacarlar. Süerler, Karaşin’:

Aslen Kerkük’ten gelmişleridir, daha sonra Xarok köyünden Derik içine yerleşmişlerdir. Abdurrahman’ın iki oğlu olmuştur Halil ve Biro, Halil’den Süerler meydana gelmiş olup, Xidra aşireti içerisinde yer almışlardır. İbrahimden Tacarlar ve Karaşinler meydana gelmiştir. Tacarlar, Rutan aşireti, Karaşinler ise Mahmudî aşiretinin bireyleri olarak anılmaktadır.

 

MALA HAFİZ ( Güngörür’ler ):

Kendileri aslen (Cizira Botan)Cizreli olup Mir Tajdinin  ( Bedirxan soyundan olup ) 1842 Bedirxan paşa ile Osmanlı imparatorluğu çatışmaları sonrası bölgeye yayılan bazı ailelerden olup Derik’e yerleşmişlerdir.İlçede Göngörür soyadı ile bilinmektedir.ilk yerleşen Hasan Tahsin olmuştur, kendisi dini ve ilmi açıdan engin bir bilgiye sahip olduğu için Hafız olarak anılmıştır,derikte ileri gelenlerden çoğuna dini ve ilmi eğitim vermiştir. bu yüzden bu aile  MALA HAFİZ  ve ( Boti )olarak tanınmaktadır.

ÇAYİ

İlçenin kuruluşundan günümüze kadar oluşan zaman içerisinde ilçe içerisine gelip yerleşen bir aşirettir. Bu aşireti birbirine bağlayan nedenlerden biri her ne kadar kan bağı olsa da temel etken aynı yöreden (ilçenin dağ kesimi) gelmeleridir. Bu yüzden özellikle Derik ilçe merkezine yerleşmiş olup daha sonra Derik güneyindeki ovalık kesiminde bazı köylere yerleşmişlerdir. Genel ve yerel seçimlerde sürekli Rutan aşiretini desteklemişlerdir ancak 2004 yerel seçimlerinde dağ köylerinden gelen insanların birlikte hareket ederek bütün partilerden bağımsız olarak aday çıkartmışlardır. Genelde Mahmutki,Aboyi,Eloyi ve Seferiki olarak anılmaktadır. Kesin olmamakla birlikte köklerini Viranşehir de bulunan Milli aşiretine dayandırmaktadırlar ilçe sınırları dahilinde aşağıda bulunan köylere dağılmışlardır.

MAHMUTKÎ, ABOYİ, ELOYİ, SEFERÎKÎ

SALİKAN AŞİRETİ 

Aslen Kerkük ve Süleymaniye’den göç edip Diyarbakır Kulp kazasının Salîkan beldesine yerleşen bir aşirettir. Salikan beldesinden kan davası yüzünden göç eden kardeşlerin biri Urfa’ya yerleşerek Melîkan aşiretini kurmuş, diğeri de Derik’te Salîkan aşiretini kurmuştur. İsimlerini Kulp’ta bulunan Saliki beldesinden almışlardır. 1925 Şeyh Sait ayaklanmasından sonra iki defa mecburi iskan yasasına tabi tutularak birincisinde Adana’ya ikincisinde İzmir’e gönderilmişlerdir. 1915 yılında Ermenileri en çok barındıran aşiret olmuştur. Mala Papo, Cico, Şokê, Oso ailesi olmak üzere en büyük Ermeni aileler Hasan Efendi’nin himayesindeydi, bu yüzden Derik’teki Ermenilerin çoğu Salîkan aşiretini desteklemişlerdir. İstanbul’da yaşayan çoğu Ermeni aile şimdi bile alikan aşireti mensubu olduklarını söylerler.

Sürgüne gönderilen Salîkan aşiretinin önde gelen bireyleri Hasan Gökalp ve ailesi 3-5 yıl arasında sürgün hayatı yaşamışlardır. Sürgün yılları esnasında kendilerine Derik’te bulunan arazilerine karşılık arazi verilmek istemişlerse de yine kabul etmeyerek, ilçeye dönmüşledir. Kabile mensupları Derik’e ilk yerleşen Ömer’in adıyla da anılır. (Emerîkê) Ömer’in önderliğinde Salki (Salîkan isminin zamanla değişime uğraması sonucu) aşireti içerisinde bulunan kabileler:

MALA MEL ELÎ:

Aslen Salkî aşiretinden olup Derik’e gelip ilk yerleşen Ömer olmuştur hasanefendi ailesinden olan Emerîkê’nin kardeşinin bir koludur.

MALA CUNO:

İlçe içerisinde ;Mala hennawî(Meyveci) Mala remê ose(Denli),Mala bubê şexo(Canpolat) aileleri bu isimle anılırlar,  bir kabile licenin Tuzluca köyünden Mzıdağının helêla köyüne ordanda Atalar (Xarok) köyüne gelmişlerdir,daha sonra Derik ilçe merkezine yerleşmişlerdir.Sürekli İlçede  salikan aşireti içerisinde yer almışlardır.

XELÎLİ – Halili:

Kendileri şimdiye kadar Salikan aşireti içerisinde yer almış büyük bir kabiledir. Kökleri Xalit Begê Cibrî’ye kadar dayanmakta olup kökleri Serhat ilerine yani Doğu Anadolu Bölgesi’ne kadar gitmektedir. Salikan aşireti arasında bulunan en kalabalık ailedir.

YAŞARLAR(Mala kuloro):

Aslen Malatyanın izol beldesinden göç eden bir kabiledir,Cumhuriyet dönemide ilk Belediye Başkanlığını yapan Hamit yılmaz(Hemê Hemşikê) bu kabiledendir.Mala kuloro denilmesinin sebebi ise Hamit Yılmaz döneminden sonra takılan bir isimdir Hamit henüz küçükken annesinin kendisine sıksık tandır ekmeğinden ortasdı delik olan ekmek yapıp vermesinden kaynaklanmıştır.Günümüzde ilçede Yaşar ve Yılmaz soyadları ile tanınmaktadır. İlk şehirler arası transit çalışmasını yapan bu aileden Haci Mehmet Ali yaşar olmuştur. Bu aileden ilçeye ilk yerleşen Mehmet Ali Yaşar’dır.(şimdiki M.alinin dedesi)

MALA AHMEDÊ ZEYNİKÊ:

Familyası yani bütün bunlara Mala Nebîye Emerîkê denilir. Rutan Aşiretinin ileri gelenlerinden olan Haci necim in eşlerinden biri Ayşo Hasan GÖKALP ın kız kardeşidir.

ABBASİ AŞİRETİ

Abbasi aşireti isimlerini, Arap Abbasi isminden almamışlardır. Kürt asıllı bir kabiledir. Dersimdeki Abbasyan Aşireti’nin bir koludur. Soyları Dersimde Seyit Rıza’ya dayanır. Kan davası yüzünden Tunceli Bölgesine, Cizre’ye, Cizre’den de Derik’e gelmişlerdir. Bu aşiretten olan Mahmut Önen, Yusuf Azizoğlu başkanlığındaki Y.T.P.’de (Yeni Türkiye Partisi) aday olup Belediye başkanlığını kazanmıştır. Derik’e ilk gelen Ramadankê olmuştur. Bu dönem Dawudê Kalo Kabilesi ile olan husumetleri yüzünden Derik sınırları dâhilinde bulunan Arban köyüne göç etmişlerdir. Aradan geçen süreler içerisinde aralarında husumet olan kabile ile barıştıktan sonra tekrar Derik’e gelmişlerdir. Abbasi aşireti iki dönem mecburi iskan yasasına göre Derik’ten sürgün edilmişlerdir. İlkinde Mehmet Ağa’nın oğulları; Ziya, Şexo ve Ramazan sürgün edilmiş, ikinci sefer yalnızca Ziya gönderilmiştir. Ziya Muğla – Köyceğiz’e gönderilmiştir. Ramazan, Necimoğulları kabilesinin kurucusu olan Necim’in kızı ile evelenmiş olup Rutan Aşireti ile akrabalık bağı geliştirmiştir. Olağan hal bölge valisi Avni Doğan tarafından Ziya ve Hecî Necim Muğla’ya sürgün edildikten sonra D.P. iktidarında af çıktığı için Hecî Necim Derik’e gelmiştir ama Ziya gelmemiş olup mezarı Şu an Muğla – Köyceğiz’dedir. Abbasi aşiretinden olduğu söylenilen ama aslen Abbasi aşiretinden olmayan aileler.

QETARO (Kataro)

MALA HECÎ SALİHÊ ZERÊ (Ormanlar)

MOM BİRİMKİ (Tanrısever)

 

ESO EMİK – VURALLAR

Bu kabile aslen İranlıdır. İran’dan kalkıp gelen bu kabile bölgeye 4 kişi olarak gelmişlerdir. Bir kolu Kızıltepe – Derik, Bir kolu Urfa – Diyarbakır ve Kulp’a yerleşmişlerdir. Annesinin adı Emik, kendisinin adı Eso olan bu kabilenin kurucusu, ESO EMİK olarak anılmaktadır. İlk geldiklerinde Türkçe ismi ATALAR olan XAROK köyüne gelmişlerdir. XAROK köyünde az bir süre kaldıktan sonra şimdi Derik’in bir mahallesi olan Heramîya’ya (Zeytinpınar) yerleşmiş olup günümüze kadar Derik içerisinde kalmışlardır. 1931 yılından itibaren belediye başkanlığı atamasında bu kabilenin önde gelenlerinden A.Kadir Vural üç dönem üst üste belediye başkanlığı yapmıştır. Kendisi seçim ile değil devlet tarafından görevlendirilmiştir. 1946 yılına kadar 15 yıl bir fiilen Belediye başkanlığı görevini yürütmüştür.
 HİDRA AŞİRETİ-XİDRA

Aslen Baravî aşireti mensubudurlar. Baravîler ise, Van bölgesinde bulunan Şikakî aşireti mensubudurlar. Kan davası yüzünden Van’dan göç edip Derik’e yerleşmişlerdir. Baravî Aşireti Aslen Yezidi Dini’ni benimseyen bir aşirettir. Ancak Derik’te yaşayanların hepsi Müslüman’dır. Derik’te Davut ağa olarak bilinen kabile sürekli bu aşiretin ileri gelenleri olmuş, ilçeye ilk gelen Davut Ağa’dır. Ondan, Mahmut ile Abdullah meydana gelmiştir. İçede; Tunç, Kaya ve Ayaydın olarak tanınan ailelerdir.

PÎRANÎ,  EKTİRENLER

 

       DELİKÎ

 

Aslen Şanlıurfa yöresinde ve özellikle Viranşehir mıntıkasında bulunan Dêlîkan aşireti mensubudurlar. Yezidi Dini inançlarına sahip olan ve hala Delikan aşireti mensubu olup ta Yezidi Dini inancını taşıyan bir aşirettir, ilçede Müslümanlığı en son kabul eden aşiretlerdendir. İlçemizde belirli Aralıklarla hüküm süren bir aşiret olmuştur, hatta bir aran bölgemizde egemenliğini sürdüren İbrahim Paşa ile bir husumetleri olmuştur. Kendileri ilçede Mala Birê Koyun olarak anılmaktadır. Derik’te aşiret reisliğini yapan ve hüküm süren Koyun lakabını Viranşehir’den göç etme esnasında, yeni süt bebekliği döneminde kaybolması esnasında bulan çobanların ona koyun sütü vererek sağ kalmasını sağladıklarından dolayı Derik’te aşiret reisliği yapan babası tarafından Koyun ismi verilmiştir. Günümüzde dahi kullanılan “Koyin kayl nabi” sözü Fransız işgali esnasında işgale bütün Derik aşiretlerinin kayıtsız kalması sebebiyle sadece kendisini kabul etmemesi ve Fransızların bölgeden geçmesini engellediği için kararlılığın sözü olarak ilçe içerisinde söylenilen bir sözdür.
MAHMUDA AŞİRETİ

Peygamberin amcası Abbas ibn. Abdul Muttalib’in oğlu Hz. Abbas’ın soyundan geldiği söylenmektedir. Hozat yöresinde yaşayan Xiyî aşireti mensubudurlar. Doğu Anadolu bölgesinde yaşayan bu kabilenin bölünmesi aşiret arasında çıkan kan davası sonucu olmuştur. Hozat bölgesinden gelen bu aşiretin mensubu Keleş ağa olmuştur. Keleş ağa ile beraber bölgeye gelen üç kardeşten biri Hilvana (Süleymaniler olarak anılmaktadır) , Kızıltepe’ye (Qesra Qelendera) Derik,silindi (Mahmuda) olarak anılmaktadırlar. Keleş Ağa’dan Hecî Atman, HECİ Atman’dan İlyas, Reşo ve Hecî Osman meydana gelmiştir. Aslında ilçe içerisinde birkaç yerden SİLİNDİ sürekli sürgün edilen aşirettir. İlçe tarihinde 1915 yılındaki Ermeni olaylarını incelediğinizde bu aşiret mensuplarının yine tarih sahnesinde Ermeni çocuklarını himayelerine aldığını, Şeyh Sait İsyanı’nda, bu aşiret mensuplarının önde gelenlerinden İlyaso hemen hemen her aşamasında Şeyh Sait’in çalışmalarını takip ederek ona yardımcı olmuştu. Bu aşiret mensuplarının önde gelenleri, ilçe siyasi tarihi incelendiğinde, bazen Ermeni katliamına karşı çıkmış, bazen Kürt kulübü kurup çalışmalara devam etmiş, bazen de ilçedeki Kürt direnişleri ile sürgün edilmiş ve yerlerinden alınmışlardır. Hem bölgede hem bölge dışında sürekli, mecburi iskan hayatını yaşamışlardır.Bölgedeki en kalabalık aşiretlerden birdir.

 

MALA ELÎYÊ EYŞÊ (Koyuncular):

Bağdat’tan Atalar köyüne (Xarok) oradan da Tilbisim mahallesine gelen bir ailedir. Seyîdî olup kan davası yüzünden göç edip gelen bu aile ilçede Koyuncu soyadları ile tanınmaktadır.

MALA HECİ RAMAZAN:

İlçede fısxweli lakabı ile  tanınan bir kabiledir,Mahmuda aşireti içerisinde yer alır.

MALA ÇEP:

Bir çok il ve ilçeye dağılmış Hallaci aşireti mensubudurlar. Kimi kısımları kendilerini Şeyh Hallaci Mansur un soyundan kabul  eder. İlçemize Kızıltepe bölgesinden geldiği söylenmektedir. Kızıltepede meydana gelen  bazı anlaşmazlıklar sonucu bir kolu Suriyeye,bir kolu Derike gelmiş olup ilçeye geldikleri andan itibaren Mahmuda aşireti ile hareket etmişlerdir.Sol soyadı iel tanınmaktadır.

HEYTÊ MELLÊ:

Aslen İrandan gelen iki din adamının(Mele) birisinin Derik sınırları dahilinde ölmesi diğer kalanın da ilçeden göç etmeyip Derikte kalması sonucu oluşan bir ailedir,ilçede kalan din adamının soyundan gelen dört erkek evlatlarından biri olan Mala Heytê melle ismi ile anılmakta olup ilçeye yerleştikten sonra mahmudan aşireti ile hareket etmişlerdir. ilçede Malgir soyadı ile anılmaktadır.

MALA REMÊ SOSÊ(Kabaklar):

Kendileri  aslen xiyi aşireti içindek ailelerden biri olduğu bu yüzden amhmda aşiretinin önde gelen ailelerden mala heci osmane reşo ile aynı babadan geldikleri,ilk derike gelen mele şaban olup ,reme sose ailesi olarak anılmasının tek nedeni(Ramazan) remonun öksüz olarak ninesi Sosê’nin yanında yetişmesidir.
GÖÇMENLER (MUHACİRLER)

Muhacirler ya da diğer bir ismi ile Göçmenler ilk doğup büyüdüğü alanları belirli nedenlerden dolayı (Kan davası yüzünden ya da Devlet ile husumet yaşayan ve savaşlarda sorun yaşayan ailelerden kendi yerlerini bırakıp başka bir yere gelip yerleşenlere) denir. İlçemizde de belirli süreler içerisinde bu nedenlerden dolayı göç gelip yerleşen bazı aileler mevcuttur. Aşağıda bu ailelerden bilineni kadarıyla mevcut olan yada göç eden aileler şunlardır.

MALA MİSTİKÊ:

Aslen Arnavutluk’tan göç eden bir ailedir. Şimdi bu aileye mensup hiç kimse Derik’te yaşamamaktadır. Bu ailenin çoğu bugün itibariyle Diyarbakır’da yaşamaktadır.

MALA ALÎYÊ SİVASÎ (Ali ERDOĞAN):

İlçede Mala Xemê olarak da tanınırlar. Ali Erdoğan ilçede askerlik yapmaya gelen Sivaslı bir askerdir ve kendisi Derik’te ilkokul müstahdemliği yapan Xemê adında bir bayanla evlendikten sonra ilçeyi terk etmeyip ilçede kalmıştır. Bütün ailesi ilçede yaşamaktadır, bazıları Mehmedê Dîlbero’nun evinde kalıyordu, beş eve yakın aile Derik içine yerleşmişlerdi.

1914 MUHACİRLERİ:

Derik’te, 1910 ve 1915 yılları arasında Rusya’nın, Doğu Anadolu bölgesini işgal etmeleri sonucu baskılardan kaçmak zorunda kalan bazı aileler vardı. Bu ailelerin her biri aşiretsel alanda birçokluk teşkil etmediğinden dolayı ilçedeki aşiretlerin herhangi birisinin yanında yerleşik bir şekilde kalmışlardır. Bunlar Mala Rehîmo(Yavuz), Mala Fêrîko, Mala Dîko(Gürhan), Mala Buharê(Gökalp- bu soyadını sürekli yanlarından kaldığı mala hesen efendi nin soyadından almışlardır), Mala Fezilo(Yardım), Mala Dirêjo(İşçi), Mala Hokê, Mala Çîpano.

Metinan (Mala Kasse Hüssen Ağa)


Cizira Botandan Gelmisler, Mala Bedirhan Pasadandır. Mir Zeynedin Ve Mir Tajdin Amca Cocuklarıdır Mala Kasse Hüssen Ağa Yani Hüssen Ağaye Metinan Dedesi Mir Tajdindendir.Osmanlı Donemınde Cizira Botan Mirlerin Dagıtıldıgı Donemde Abdullah Ve Ali İki Kardes Metinan Dağlarına Su Anki Adı Ğanuk Köyü Olan Üst Tarafındaki Dağın Eteğinden Akan Suyun Orasına Yerleşiyorlar. Cizira Botandan Gelirken Yanlarında Yaklaşık 30 Aile İle Beraber Gelmişler.Onlarla Beraber Aynı Zamanda Seyh Kasımda Da Cizira Botandan Çıkmış, Yalnıs Seyh Kasım Dıyarbakır Oğluda Çınar Bolgesine Giderler Yalnız Abdullah Ve Ali Dağlık Bolgeyi Seçmişlerdir. Metinan Bölgesine Yerleştikten Sonra O Donemde Dera Metinanda Yerleşmiş Olan Ali Kuruş , Şuan Ki Torunları Süleymane Sülo Şudo Olarak Tanınan Mardinde İkamet Etmektedirler.

Ali Kuruş Metinan Dağlarının Hakimeyetini Elinde İdi, Abdullah Ve Ali Mala Mirden Mala Mire Cizire Den Gelip Metinan Dağlarına Yerleştıkten Sonra Ali Kuruş Un O Donemdeki Metinan Dağlarında Sürdüğü Hakimiyetini Kabul Etmeyerek Karsı Çıkmışlar. Ali Kuruş Da Buna Karşı Bunları Öldürme Kararını Alır Ve Bırgün Tüm Adamlarıyla Bu Ailenin Üzerine Gider.Abdullah Ve Ali Yi Öldürürler.Abdullah Evli Olduğu İçin Küçük Bir Çocuğu Vardı Çocuğun Adı Mehmettir. Hizmetkarları Bu Çocuğu Saklayarak,Ali Kuruş Ve Adamları Gittikten Sonra Hizmetkar Çocuğu Ve Annesini Alarak Hizmetkar Da Arap Kökenden Gelme Olduğu İçin Suruç Bolgesine Yerleşiyorlar.Çocuk 14-15 Yaşlarına Geldikten Sonra . Mehmedi Ve Annesini Alarak Cizira Botandan Geldiği Dönemde Onlarla Beraber Gelen Bankır Türkçe İsmi Sakızlı Olan Köyde Yaşadıkları İçin Çocuğu Ve Ailesini Bu Aileye Getirir Ve Şu Anki Mala Sinen Olan Aile O Dönemde Sinana Getirir Ve Sinana Konuyu İzah Eder O Katliamda Kurtulan Çocuğu Büyütüğünü Ve Şuanda Size Getirdiğini Söyler Eğer Sahipleniyorsanız Buyurun Der Sahiplenmıyorsanız Alır Gıder Ve Bir Daha Bu Bolgeye Donmemek Sartıyla Giderım Der.

Sinan Da Bu Duruma Karşı Çok Sevinir Adama Teşekkür Eder Bir Kaç Altın Vererek Mehmede Ve Annesine Sahiplenir , Daha Sonra Sinan Mehmedin Annesiyle Evlenir Kendi Kızınıda Mehmede Verir. Mehmet De Ailesin Başına Gelen Katliyamı Öğrendiğiden Bir Mala Ali Kuruşun Üzerine Gider Ve Beş Altı Kişiyi Öldürür.İbrahim Paşa Döneminde Tüm Aşiretlerden Para Toplanırdı.İbrahim Paşanın Adamları Metinan Aşiretinin Vergisini Almaya Gelirmehmet Te Bunu Duyunca Karşı Cıkar.Gelen Adamlara Vergi Vermeden Geri Gönderir. Bunu Duyan İbrahim Paşa Mehmedi Yanına Çağırır.Mehmet Yanına Gider İbrahim Paşa Sorar: Gelen Adamlara Nasıl Vergi Vermeden Gönderirsin Der.Ve Kim Olduğunu Sorar .Mehmet Te Mala Miri Botandan (Bedirhan Paşalardanım Der)Bunu Üzerine

İbrahim Paşa Madem Böyle Asaletli Bir Ailedensin Ona Bir Cübe Ve Asa Hediye Ederek Bundan Sobra Metinen Aşiretin Lideri Sensin Der. Bunu Duyan Alikuruş Metinan Dağlarını Terk Ederek Mardine Yerleşir. Ve ibrahim Paşa Başta Olduğu Süre Metinanda Vergi İstemez.Mehmeten Sonra Hüsen Ağaye Metini Aşiretin Liderliği Yapar.Ondan Sonrada Hasan Tekin Hesene Kaso Mala Kase Hüsenağa Şimdi Türkçe İsmi Üç Tepe Kürtçe İsmi beloti Mala Kase Hüsenağa Olarak Tanınmaktadırlar.Ayrıca Bölgede Aynı Aileden 1 Köy 3 Mezraya Sahiptirler Beloti Köy Hırbe Belek Beloti Mezrası Kümtere Büğür Mezrası Por Bankir Mezrasıdır.

~

 Yukarda soy ağacı bilgileri eksik,hatalı veya yazılmamış aileler

derik@derikdernek.com     e-posta adresine bilgileri gönderiniz.

(Kaynak: DERİK TARİHİ-1 Kitabından Alınmıştır. Yazar: Eyyüp  GÜVEN)